Yazı Detayı
01 Ağustos 2018 - Çarşamba 22:24
 
Gürültü terörü
Egemen Gürbüz
egemengurbuz@adanademokrat.com
 
 

Bizim kuşağın (45 yaş +10 -10) gençlik dönemlerinde yaşam bugüne kıyasla daha sakin, sıradan ve nispeten daha huzurluydu. Ortalama yılın 9 ayını açık havada geçiren bu kentin sakinleri, rahatsız olabilecekleri bir gürültüyü aramaya kalksalar bulmaları pek kolay bir iş olmazdı sanırım.

Elbette istisnai durumlar yaşanmıştır.

‘Gürültü’ derken, önemli maçlardaki stadyum çevresinden, festivallerden, konserlerden ve buna benzer etkinliklerden söz etmiyorum.

Bugün Adana’da, aşırı sıcak, hayat pahalılığı, işsizlik, uyuşturucu ve ‘trafik’ sorunundan sonra en ciddi sorun ‘gürültü’ terörüdür. Trafikte klakson alışkanlığı, bu ‘gürültü’ terörünün yanında inanın sivrisinek vızıldaması gibi kalıyor.

Hele de ana arterlere yakın bir yerde oturuyor ya da bulunuyorsanız, akıl sağlığınızı korumak inanın kolay değil.

Sayıları sürekli artan motosikletler ve *egzozlarını adeta soba borusuna çevirmiş otomobiller sayesinde, yolda seyreden tüm araçların ‘beyninizin içinden geçtiği’ hissine kapılabilirsiniz.

Çıldırmamak elde değil…

Gençlerin heyecanını, hiperaktif yapılarını anlamak elbette mümkün. Gürültüye bizden çok daha dayanıklı oldukları da tartışılmaz. Ancak, otomobillerinin / motosikletlerinin ‘daha fazla ses çıkarabilmesi’ adına yaptıklarını anlamak gerçekten kolay bir iş değil. Üstelik bu işlem için hem fazladan para harcamak hem de trafik polisine yakalanmamak zorundalar.

Dün Adana’da bu yüzden bir cinayet işlendi. 18 yaşındaki bir genç, otomobiliyle sürekli gürültü yaptığını söylediği 29 yaşındaki bir genci pompalı tüfekle öldürdü. ‘Gürültü’ yüzünden 18 yaşında katil olan genç, öldürdüğü diğer genci defalarca uyardığını, ancak dikkate alınmadığını söyleyerek kendini savundu.

Gelelim bu önü alınamayan ‘gürültü’ terörünün neden önüne geçilemediğine…

Aslında sorunun cevabı hepimizce malum: Denetim mekanizmasının yeterli işlememesi. 2.5 milyon nüfusa ulaşan kentte, trafik denetimleri yeterince yapılamıyor. İşin içinde değiliz elbette ama mutlaka bu denetimleri zorlaştıran ya da diğer hayati sorunlar düşünüldüğünde göz ardı edilmesini ‘normal’ olarak gören bir sistem olduğu anlaşılıyor.

Belki de yeni yöntemler geliştirilmeli. Örneğin o egzozu kullananla birlikte yapana da ceza verilmeli. Mutlaka üretilecek bir çözüm vardır, olmalı…

Çevre Mühendisleri Odası mı ön ayak olur, emniyet mi, belediye mi bilemiyorum ama bu ‘gürültü’ terörüne maruz kalmamak için bir çözüm üretilmesi gerekiyor.

 

Bazı Gürültü Türlerinin Desibel Dereceleri ve Psikolojik Etkileri:

 

Gürültü Türü

   Db Derecesi

Psikolojik Etkisi

Uzay Roketleri

           170

Kulak ağrısı, sinir hücrelerinin bozulması

Canavar Düdükleri

           150

Kulak ağrısı, sinir hücrelerinin bozulması

Kulak dayanma sınırı

           140

Kulak ağrısı, sinir hücrelerinin bozulması

Makineli delici

           120

Sinirsel ve psikolojik bozukluklar (III.Basamak)

Motosiklet

           110

Sinirsel ve psikolojik bozukluklar (III.Basamak)

Kabare Müziği

           100

Sinirsel ve psikolojik bozukluklar (III.Basamak)

Metro gürültüsü

             90

Psikolojik belirtiler (II.Basamak)

Tehlikeli bölge

             85

Psikolojik belirtiler (II.Basamak)

Çalar Saat

             80

Psikolojik belirtiler (II.Basamak)

Telefon zili

             70

Psikolojik belirtiler (II.Basamak)

İnsan sesi

             60

Psikolojik belirtiler (I.Basamak)

Uyku gürültüsü

             30

Psikolojik belirtiler (I.Basamak)

 

* http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&kelime=EGZOZ

 

 

 

 
Etiketler: Gürültü, terörü,
Yorumlar
Haber Yazılımı