Yazı Detayı
03 Temmuz 2018 - Salı 19:37
 
CHP’de neler oluyor?
Egemen Gürbüz
egemengurbuz@adanademokrat.com
 
 

24 Haziran seçimlerinde CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce bundan sadece 6 gün önce, 26 Haziren 2018’de eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ile yaptığı görüşmeden sonra bir gazetecinin sorusu üzerine “Bir kişi dahi partiden istifa etmesin. Herkes yerinde kalsın. Benim ağzımdan kurultay diye bir şey duyarsanız o zaman konuşursunuz ama duyamayacaksınız.” ifadelerini sarf etmişti.

İnce, 16 Mayıs’ta FOX TV’de katıldığı programda ise, “Ola ki 24 Haziran’da kazanamadım. Kılıçdaroğlu’nun karşısında asla aday olmam. Ben vefalı bir insanımdır. Kendisiyle asla bir yarışa çıkmam. Benden daha iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulursak onu da desteklerim” ifadelerini kullanmış ve Kılıçdaroğlu için de “Yaptığı büyük centilmenlik” demişti.

Hürriyet Gazetesi'ne ropörtaj veren CHP'nin eski Genel Başkanı Altan Öymen ise, "Seçimden sonra, iktidarı destekleyen gazetelerin manşetlerinde birdenbire CHP konuşulmaya başlandı. “Kılıçdaroğlu gitsin, İnce gelsin” türünden başlıklar atıldı. Bence durumun özeti şuydu: CHP içinde böyle bir kavga çıkması isteniyordu. Böylece, parti yerel seçim arefesinde o kavgayla uğraşacaktı" ifadelerini kullandı. Öymen bu ifadeleri kullanırken, İnce’yi Kurultay çağrısından vazgeçirmiş olduklarını düşünmenin rahatlığıyla konuşmuştu.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise, tüm bu gelişmelere bağlı olarak kurmaylarıyla gerekli değerlendirmeleri yapmış, bir kez PM’yi 2 kez de MYK’yi toplayarak yerel seçimler öncesinde bir yol haritası belirlemişti.

Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’ye baş başa yemek randevusu vermiş ve 3 saat süren bir görüşme gerçekleştirilmişti. Bu görüşmenin detaylarının İnce tarafından basın toplantısıyla açıklanması da ciddi bir ‘saygısızlık’ olarak nitelendiriliyor.

Elbette kaybedilen seçimler, seçim akşamı sessizliğin tercih edilmesi ve Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen yöneticilerin tepki çeken açıklamaları, CHP’ye gönül veren milyonların keyfini kaçırdı.

Ancak, CHP kulislerinde, partinin duayen isimlerinin yerel seçimler öncesinde yaşadığı çekinceler, Muharrem İnce konusunda kafaların karışmasına neden oldu. Ortada bir ‘başarısızlık ve hazırlık eksikliği olduğu’ gerçeğini es geçmeyen duayenler, yerel seçimlere bu kadar kısa bir süre kalmışken, üstelik ‘bu seçimlerin de erkene alınması’ söylemleri sıkça dillendirilirken, ‘kurultay’ tartışmalarının partiyi böleceğine inanıyor. Muharrem İnce’nin son 7 günde yaptığı açıklamalarına ‘ters düşen’ bir tutum sergilemesi ise, “AKP’nin ekmeğine yağ sürüyor” şeklinde yorumlanıyor.

Muharrem İnce, verdiği sözlerin ve sarf ettiği kelimelerin arkasında durmayarak ya da söylediklerini yapmayarak, seçim döneminde yakaladığı ilgi, sempati ve sevgiye gölge düşürmüştür. Seçim gecesi ekranlara çıkmayarak, seçmenlerini şaşırtan İnce, söylemleriyle eylemleri çatışınca kendini zora sokmuş, “kurultay istemiyorum” demesine rağmen, “örgütler gereğini yapar” diyerek de -bilerek ya da bilmeyerek- partiyi bölünme sürecine sürüklemiştir.

CHP üyesi ya da CHP’ye gönül vermiş milyonların, seçimde alınan sonuçtan ‘derin bir mutsuzluğa sürüklendiği’ her kesimin tespitidir. Geleneksel yöntemlerle (STK, esnaf, kıraathane, pazar yeri ve sendika ziyaretleri) seçim kazanılamayacağı, örgüt yapısının ve yönetim şeklinin bir değişim/dönüşüme muhtaç olduğu da ortadadır. Bu dönüşüm gerçekleştirilemeden talep edilecek bir genel başkan değişikliğinin herhangi bir etkiye sahip olabileceğini hayal etmek doğru olmaz. Piyasaya büyük bir ürün ve iddiayla girecek olan bir firma, reklam ve tanıtıma başlamadan önce iki önemli hamleyi gerçekleştirir.

  1. Ürüne olabilecek en yoğun talebi hesap eder ve ona göre bir üretim- stok planı yapar.
  2. Ürüne ulaşmak isteyecek insanlara aracı satış kanalları veya yöntemleri planlar- yaratır.

Aksi halde, yani reklama ve ürünün talep edilme miktarlarına cevap veremezsen, ters tepki yaratır ve güvenilirliğini yitirirsin. Yakalayacağın başarıyı ötelersin. CHP, kurumsal yapısı içerisinde, ortak akıl ve doğru ilkelerle, yönetim ve örgütler içerisinde doğru yapılanmayı tamamlamalı ve sonrasında Genel Başkan, MYK, PM ve partinin diğer yönetim kademelerini oluşturmalıdır. Tanımlanamayan ya da delillendirilemeyen güçlerin, ‘CHP içinde kaos istedikleri’ böylesi bir ortamda, üstelik yerel seçime bu kadar az bir süre kalmışken genel başkan değişikliği istemek, bilinen tüm doğrularla çelişir.

 

 

 

 

 

 
Etiketler: CHP’de, neler, oluyor?,
Yorumlar
Haber Yazılımı