Haber Detayı
14 Eylül 2019 - Cumartesi 05:41
 
2019, çiftçi için kara bir yıl oldu
Ekonomik kriz bu sene çiftçilere kara bir yıl yaşattı. Adana’da 10 yıldır üretim yaptığını söyleyen Cumali Kahraman, “Hiç bu kadar kötü bir sezon geçirmedik” diyor. Hükümetin tarımı gıda tekellerinin insafına bıraktığını söyleyen Kahraman, “Çiftçinin örgütlü olmamasının bir sonucu var. Hangi ürünü ekeceğin bir kumar. Krizle birlikte 2019 çiftçi için kara bir yıl oldu. Asıl olarak tarım tüccarların ve şirketlerin insafına bırakıldı. Sonuçlarını yaşıyoruz” dedi.
Ekonomi Haberi
2019, çiftçi için kara bir yıl oldu

Adana - Ekonomik kriz bu sene çiftçilere kara bir yıl yaşattı. Adana’da 10 yıldır üretim yaptığını söyleyen Cumali Kahraman, “Hiç bu kadar kötü bir sezon geçirmedik” diyor. Hükümetin tarımı gıda tekellerinin insafına bıraktığını söyleyen Kahraman, “Çiftçinin örgütlü olmamasının bir sonucu var. Hangi ürünü ekeceğin bir kumar. Krizle birlikte 2019 çiftçi için kara bir yıl oldu. Asıl olarak tarım tüccarların ve şirketlerin insafına bırakıldı. Sonuçlarını yaşıyoruz” dedi. 

 

ÜÇ ÜRÜN EKTİ, HEPSİ ZARAR!

 

Krizin belirtilerinin 2018’in yaz ortalarında başladığını ifade eden Kahraman, “Ha bire holdinglerden en ufak işletmeye kadar iflas ve konkordato ilanları yapılıyor. Sürekli bunu duyuyoruz. Tarımda çok sayıda firma iflas etti. Şenerler gibi köklü firma iflasını verdi. Ekonomi sürekli daralıyor. Bu da herkese yansıyor” diye konuştu.

Sebze, meyve piyasasında da sıcak para sirkülasyonu olmadığın anlatan Kahraman, “Her şey çekle dönüyor. Sıcak para olmayışı krizin belirtilerinden biri. Mecbur çek alıyorlar. Sağlam olan kişilerin çekleri alınıyor. Diğer yıllarda ürünü satarken üçte biri çekti. Onlar da yakın çeklerdi. Şimdi üçte ikisi çek o da çok uzun vadeli çekler. Sistem böyle işliyor” dedi.

Zarar etmemenin bir yolu olarak Çukurova’da çiftçilerin bir sezonda üç ürün birden ektiğini dile getiren Kahraman “Biri zarar eder, biri o zararı kapatır biri kâr diye yaklaşırdık. Bu sene üçü de zarar ettirdi” dedi.

 

"TÜCCAR, İLAÇ FİRMASI ÇİFTÇİYİ DÜŞÜNMEZ"

 

Devletin tarımı tüccarın, şirketlerin insafına bırakmasının ve çiftçinin örgütlü olmamasının bir sonucu olarak bu sene 200 dönüm ekerken seneye 100 dönüm ekeceğini ifade eden Kahraman, “Hata zinciri fidecilikten başlıyor. Her köyde birkaç kişi ‘Bu sene domates para edecek’ diyor. Fazla ekildi, domates elde kaldı. Tüccarlar neyin fazla, neyin az olduğunu biliyor. Malı tarlada bekletiyor. Çiftçi günü yaklaşınca ‘Mahsulü eritemem’ diyerek ucuza veriyor. Toplanmasa eriyip gidecek. İlaç firması fiyat düşürmez, mühendis, düşürmez. Tüccar zarar ettim diyerek çiftçiden fiyat düşürmesini istiyor. Çark böyle dönüyor. Gerçekten vahim bir tablo. 2019 Adana çitçisi için kara bir yıl. Bütün fatura çiftçiye kesiliyor” diye konuştu.

 

ÇEKİRDEKTEN TOPRAĞA

 

Cumali Kahraman hayatının büyük bölümünde karnını topraktan doyurmuş. Bugün denize çok yakın konumda olan Tuzla bölgesinde çiftçilik yapan Kahraman, çocuk yaşta ailesi ile birlikte mevsimlik tarım işçisi olarak gelip gittiği Adana’ya 1984 yılında yerleşmiş. Tarım işçisi ailenin peşinde Adana’ya gelen Kahraman, yıllar içerisinde kebapçılık, pazarcılık gibi çeşitli işlerde çalışmış; ancak yeniden iyi bildiği işe, toprağa dönerek çiftçilik yapmaya başlamış.

 

TARLA-MARKET FİYATI ARASINDA UÇURUM VAR

 

Domates tarlada 30 kuruş iken markette 3 lira. Ürettiği ürünü pazardan 10 katı farkla alan Kahraman “Yüzde 50 maliyet arttı ama yüzde yüz zarar ettik. Denetim olmadıkça üretici değil sömürenler kazanacak. Bugün mazot 6.5 lira. Yetiştirdiğim kavun 4 bin lira ediyor ama  nakliyesi 6 bin tuttu. Nakliye maliyeti yükselmiş. Aracıları aradan çıkarmak için kooperatif ve devletin politikası olması lazım” diye konuştu.

 

ÇİFTÇİLER ÖRGÜTLENMELİ

 

Kahraman, tarım alanında kendini yetiştirmeye çalışan bir çiftçi. İnternet ortamında akademisyenlerin konu ile ilgili yazılarını da takip ediyor. Hollanda’daki kooperatifçilik örneğinden bahseden Kahraman, yerel kooperatiflerin orada çiftçileri gerçekten güçlendiren, onlar için olmazsa olmaz kurumlar konumunda olduğunu söyledi.

Bitkinin yetiştirme koşullarından, toprağın özelliklerine; ürünün piyasa değerinden, hangi ürünün ne kadar ekileceğine kadar her şeyi kooperatiflerin belirlediğini dile getiren Kahraman, “Pazarlamasını da kooperatif sağlıyor. Çiftçi ürün ekerken satılacak mı, para edecek mi? derdine düşmüyor. Mühendislerin denetiminde bitki en sağlıklı şekilde geliştiriliyor” dedi.

 

"TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ SÖMÜRÜ ARACI"

 

Türkiye'deki tarım kredi kooperatiflerinin sömürü aracına dönüştüğünü dile getiren Kahraman, “Çiftçilere kurulmuş bir tezgah. Günlük faiz işletiliyor. Düşünün bir meblağ borcum vardı, 3 gün sonra başka rakam söylediler. ‘Burası sizin evinizdir’ sözü hikaye. Çiftçiyi merkeze alan bir kurum değil” diye konuştu. Kahraman, borcunu ödeyebilmek içi evini, tarlasını satmak zorunda kalan çiftçiler olduğunu söyledi. Bakanlar Kurulunun tarımsal kredilerde faiz oranının yüzde 8 olmasına ilişkin kararına rağmen tarım kredi kooperatifleri, çiftçiye verdiği kredilerde yüzde 24 oranı ile ticari kredi düzeyinde faiz uyguluyor.

 

"ŞİRKET KAZANSIN"

 

Kahraman piyasanın özel sektöre bırakılmasının bir başka sonucunun da maliyetin artışı olduğunu söyledi. Geçen sene 20 lira olan tarım ilacının bu sene 80 liradan satıldığını kaydeden Kahraman, “Çiftçinin hangi ilacı ne kadar kullanacağını da ilaç firmaları belirliyor. İlaç firmalarının çalıştırdığı mühendisler belirli bir satış miktarı bekliyor. ‘Şu kadar milyarlık satış yapmak zorundayım’ diye düşünüyor. O mühendis kendini çiftçiye kaliteli mal yetiştirmesi için değil daha fazla ilaç satma konusunda sorumlu hissediyor. Mühendis iki farklı gübre veriyor ikisinin de içinde azot potasyum var. Şirket kazansın mantığı ile azotu iki kere verdiriyor. Sürekli maliyeti yükseliyor. Bu tekelci mantık olduğu için çiftçilerin faturası ha bire şişiyor” dedi.

 

MASRAFLAR ARTTI

 

Kahraman “İstanbul kadar nüfusu olmayan İsrail ekonomik anlamda. Bizden üstün. Onların tohumunu kullanıyoruz. Üretmeyeceksen sağı solu suçlamanın anlamı yok. Her şey İsrail’den geliyor. Yerli tohum ıslah etsinler” dedi. Çiftçinin güvencesiz olmasından şikayetçi olan Kahraman, “Çiftçi traktörünü satıyor. Evini barkını satıyor. İntihar eden bile var. Herkes bir çıkış yolu arıyor” şeklinde konuştu.

 

Evrensel - Salih ALDEMİR
Volkan PEKAL

 

Kaynak: (evrensel.net) - Evrensel Gazetesi Editör: EDİTÖR
Etiketler: 2019,, çiftçi, için, kara, bir, yıl, oldu,
Yorumlar
Haber Yazılımı